TÜRKİYE'NİN SIRAT KÖPRÜSÜ VAKTİ !!!
TÜRKİYE’NİN SIRAT KÖPRÜSÜ VAKTİ !!!
Evet vakit ‘Türki’ye nin Sırat Köprüsü ‘ vakti!.. Bu dönemde de aziz milletin sağ duyusu,aklı selimi galip gelirse köprüyü geçip selamet güzergahına erişerek yoluna devam edebilir.Yoksa Şeytan ve azılı avenesi,Haçlı-Siyonist çetesi vb.nin algı operasyonları ve oyunlarına aldanırsa köprüden gayya kuyusuna yuvarlanıp Anadolu’dan sürgün kapısına varır.Geride kalanlar ulaşabilirlerse Asya steplerini boylarlar… Türk İslam düşmanlarının yüzyıllardır özledikleri hayalleri de gerçekleşmiş olur.
Ecdadımızın İslami hizmetlerinin ve veliyullahlarının yüzü suyu hürmetine Allah,korusun!..
Bunlara hayal ürünü,algı operasyonu vs.diyenler,-kusura bakmasınlar-Dünyanın bugünkü siyasi konjonktüründen habersiz saftrikler, şahsi ikbâlini her şeyin üstünde tutan,emperyalizmin tutsağı siyasi vandallar ve manevi değerleri savunuyor görünen taşeron sergüzeştler ile kendilerini çöplükte bulduklarında anyayı-Konya’yı anlayamayacak kadar bilgi ve mantık yoksunu bedbahtlardır.
Bazı okuyucular,siyasî,içtimaî ve dînî tarafgirliğimden sitem ediyorlar.Seviye ve sıfatı ne olursa olsun, bilhassa böyle hayatî konularda gizli veya açık taraf tutması iyiyi-iyiliği,güzeli-güzelliği,hayırı-hayırlıyı,çalışanı-çalışkanlılığı,faydalı-faydalılığı,yeniyi-yeniliği,dürüstü-dürüstlüğü,ahlâkı-ahlaklıyı,fazileti-faziletliliği,dîni-dindarlığı,aklı-akıllılığı vb.ni –gizli veya açık- tercihle taraftar,bunların aksilerinin ise karşısında olmalı. Kötülüklere,olumsuzluklara karınca kararınca –Hak-hukuk,adâlet vb.çerçevesinde-engel olmaya çalışmalıdır.Çünkü beş-on kalem iyilik(hayır yapmaktan) bir tane ahlaksızlığı,herhangi bir kötülüğü engellemek daha üstündür.Daha faydalı,sevaplıdır.Bu hâl,ilim,bilim ve din adamları için de geçerlidir.Bir fazîlet(erdemlilik)tir,olgunluktur,yerine göre yiğitliktir.Tabii sahte kimlikli eyyamcı,mideci,parazit vb.ile sadistler,hainler vb.müstesna(sıra dışı…)dırlar.
Gel gör ki yukarda belirttiğimiz o azgın azınlık,kendi dünyevî kapris ve saltanatlarını sürdürebilmek için çeşitli isimler (özgürlük,eşitlik,laiklik,demokrasi-bugünkü haliyle ne bokrasi-vb.)altında uydurdukları terimleri alavere dalavere,olmadı dayatma ve zorbalıklarla uygulattırarak insanları insanî ve islamî değerlerden uzaklaştırıp robotlaştırarak -afedersiniz hayvanlaştırarak istedikleri istikamete sürüklemeğe çalışmaktadırlar.Ne yazık ki pîr leri şeytanın desteği ile başarılı da olmaktadırlar.Heyhat!..Bunlara engel olmaya veya frenlemeğe çalışanları ise çeşitli iftira,yaftalama,oyun,kumpas vb.yöntemlerle susturmaya hatta zorbalıkla saf dışı etmektedirler.Ne ile? Alın terlerini sömürdükleri insanların para,akıllarını çelerek yada inançlarını gasbederek elde ettikleri siyasi iktidar gücü ile.Verilecek örnekleri saymakla bitmez,sayfalar yetmez.Birkaç genelleme yapacak olursak,yalnız Türkiyede değil Dünya genelinde,dinden,imandan,dolaysıyle vijdandan, yoksunlaştırılmış insanlar karşılaştıkları bir zulüm,bir haksızlık,ahlaksızlık halinde ya vurdumduymazlıkla, pişkinlikle seyirci kalıyorlar,(bazen de tâbî oldukları sistemin kanunların engellemesi ile), ya da gördükleri manzaradan şu veya bu sebeple keyiflendikleri için görmezlikten geliyorlar.Hatta ortak olan beyinsizler,egoistler bile çıkıyor. Ne diyor İslam dini: “haksızlık karşısında karşısında susan dilsiz şeytandır.”(Tabii hayatî bir tehlike,önemli kanunî bir dayatma engeli yoksa.) Daha:” İki kişi kavga ederken görürsen,önce elinle,gücün yetmiyorsa dilinle müdahale edeceksin.Onu da yapamıyorsan içten buğuz(lanetleme,beddüa) edeceksin ki bu imanın en zayıf olanıdır.”Ayrıca insanlar,birbirlerinin masumiyet,masuniyet ve inançlarna saygı göstermez,ve tehammül edemez hâle gelmişler,getirilmişlerdir.İzzet,iffet,edep, haya vb.duygular, kavramlar unutturulup nerede ise yok edilmişler.Hürriyet(özgürlük)çirkefliği adı altında.-Halbuki aslında: “birinin hürriyeti, karşısındakilerin özgürlüğü ile sınırlı olduğu halde.”Kişinin içinde bulunduğu toplumun bireylerinin farklı inançları,örf ve gelenekleri gereği yaptıkları söylem ve eylemlere saygı göstermiyorlar,hatta hiçe sayıyor,sayılıyorlar.En basit örnekler.Büyük çoğunlu Müslüman toplumlarda bile vazgeçilmez ibadet oruç ayı Ramazanda,inançsızlar,gayri Müslimler bir tarafa,kendimizden saydığımız sözde Müslüman densizler,alay edercesine alenen,düşünmeden,utanıp sıkılmadan yiyip içiyor,baldırı çıplak oldukça dekolte elbiselerle her yerde fink atıyorlar,çeşitli çirkefliklerle boy gösteriyorlar.Karşısındakilerin inançlarına,ibadetlerine halel getiriyorlar.Neden ?
Yeri gelmişken burada bir anekdot-yaşanmış olay- aktarmak istiyorum.Yaklaşık 80-90 yıl önce-Anadolu’nun her köşesinde olduğu gibi-Antalya civarında bir kasabada bir Yahudi ailesi yaşamaktadır.Kasabanın çarşısında da bir ticarethanesi(dükkanı)bulunmaktadır.Zamanla yaşlanan tüccar Yahudi vatandaş,kendisi sabahları dükkanına erken gidemediği için önce 15 yaşlarındaki oğlunu göndermekte öğleye doğru yavaş yavaş kendisi gitmektedir.
Günlerden bir Ramazan günü yine yola çıkar ve tam dükkanın önüne varınca görür ki oğlan içerde masada kahvaltı yapmaktadır.-Tabii ki Yahudiler için herhangi bir yasak yok.Oğlan da belki geleneklerden habersiz veya umursamamıştır.-Baba Yahudi kapıdan girer girmez elindeki asasını oğlana doğru fırlatırken:”Ulen eşek sen, bugün Müslümanların oruçlu olduğunu bilmiyor musun da açıkta yiyip içiyorsun.”diye bağırıp, çağırıp haşlar Halbu ki kahvaltı kapıdan uzakta ,dükkanın içinde yapılmaktadır. Ama asırlarca farklı dinî inanç ve geleneklere sahip insanlar,birbirlerinin inaç ve geleneklerine saygı göstererek iç içe yaşamışlardır.Osmanlı imparatorluğu asırlarca böylelikle hüküm sürmüştür.Tâ ki azgın emperyalistler,bu samimiyet ortamını sinsi sinsi şu veya bu şekilde bozup birbirlerine düşman edinceye kadar…Bugünkü sözde dindar(lar) ınYahudi,Müslüman,hıristiyan vd.densizlerin durumunu siz değerlendiriniz.
Yukarda sözünü ettiğimiz neden’in cevabı ise gayri Müslimlerden ithal edilen veya dayatılan kanunlarla özgürlük maskesi altında himaye hatta teşvik görmesindedir.Zaten kanun koyucu ve uygulayıcı sözde Müslüman havârilerini de gerçekleri ortaya atan,savunanların üzerine “ Toplumun bir kesimini diğer kesimine kin ve nefrete sevkediyor vb.madddeleri ile “ hemen yakasına yapıştırıyorlar.Tıpkı Yahudileri koruyan semitizm,anti semitizm yasasını dayattıkları gibi…Haçlının,Budistin Siyonist itleri…Nerede kaldı? “Kişinin hürriyetinin karşısındakilerin hürriyeti ile sınırlı olması?.” Masallarda…
Ey insanoğlu,ey ümmet,ey millet!!! Ne zaman kurtulacaksınız bu uyuşukluktan,ne zaman uyanacaksınız bu gafletten?.. Bu gidişle Siyonizm belası,yeryüzünü siyasî,iktisadî ve kültürel abluka ile “Yahudilerin dışında istisnasız bütün insanlar,köle Yahudiler efendileridir”safsatası ile insanları köleleştirikleri zaman mı? Ayrıca ey Türk milleti,Anadoludan Asya siteplerine sürüldüğünüz zaman mı? İş işten geçtiği zaman “Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğdeye.” O günün konjonktüründe herhalde Niğden,Asya stepleri olacaktır…uyu,uyu,uyu…Uyandığında Niğde’ye 1-2 dolmuşları mı kalkar?..
Bu açıdan olarak gerçek samimiyetle,beceriyle,hak-hukuk gözeterek adaletle İnsanlık,İslamlık,ahlâkî ve teknolojik yenilik yolunda özellikle milleti memleketi için dürüstlükle çalışan herkesi,her lideri,âlimi(ilim,bilim,din adamı vb.)hiçbir çıkar,akar gözetmeksizin Yaradan ve yarattığı hayatî varlıklar,vatan-millet ve ümmet adına destekleriz.Yolunu pusulasını şaşırtmadığı müddetçe…Şaşıranları,şaşırtılanları da usulünce ikaz eder gerekirse karşı koyarız,karınca kararınca.Bunlar,aklı selim,sağ duyulu herkesin insanî,islamî özellikle vatanperverlik görevidir ve öyle olmalıdır…
Şimdi efendim,bazılarınız diyecek ki;yukarda anlatılanlara din ve din adamı dahil edilmemelidir.Yani uzak durmalı siyasî,içtimaî (sosyal),kamusal alana girmemelidir.Allah ile fert(kişi)arasında kalmalı.Din ile devlet işleri ayrı olmalı… Neden? Toplumlar geri kalır,devlet işleri aksar yürümezmiş…Tam bir ‘derin devlet denilen’emperyalist şer odaklarının (para,silah,uyuşturucu baronlarının)insanları özellikle Müslümanları iyi,daha kolay,daha çok sömürebilmek için,çeşitli izmler ve isimler altında uydurdukları (kapitalizm,sosyalizm,Siyonizm,komünizm vb.)felsefî doktrinler ile uyutup uyuşturarak hedeflerine ulaşmak için.
O zaman sormak gerekir.Din afyondur,sosyal hayata, devlet işlerine girmesin diyen ahmaklara veya kiralık taşeronlara.İlâhî dinleri insanlığa gönderen Yüce Allah,emir ve yasaklarında sadece zâtına(kendisine)iman edilip itaat edilmesini mi belirtiyor?İnsanların yaşama tarzlarını,birbirleri ile münasebetlerinin nasıl olması gerektiğini belirtmiyor mu?Tarihte hem peygamber veya velî, hem de devlet adamı olan(Hz.Süleyman,Hz.Yusuf,Hz.Muhammed vd.İslam halifeleri,Türk idarecileri,sultanları) lar,neyin nesi idiler? Neden Hâlık-ı Rahman,bilhassa Kur’an-Kerimde Dünya hayatını düzenleyen hükümler göndermiş? Teşbihte(benzetmede)hata olmazsa kullarım,lüzumlu lüzumsuz kendi kendilerine kurallar, kaideler türetmek için kaybedecekleri zamanı benim için harcasınlar,bir fazla bana ibadet etsinler “diye…
Kısaca dini, özellikle İslamı ve din adamlarını günlük hayattan uzak tutmalarının gerçek amacı,toplumları dinden,imandan soyutlaştırmak,robotlaştırdıkları insanları,kitleleri kolayca yönlendirmek sahip oldukları malî kaynakları,değerleri kolay sömürmek içindir.Bir diğer sömürme taktiği ise,hedef aldıkları toplum fertlerinin beyinlerini yıkayarak (manevî ve millî değerlenden arındırarak)boşalan beyinlere kendi inanç ve yaşama tarzlarını yerleştirip kendilerine benzeterek istediklerini yaptırmaktır. Çünkü inanç ve sosyal fikirleri birbirine benzeyen yakın olan kişiler, birbirleri ile daha iyi anlaşır,yardımlaşır ve kollarlar.Bu insanların fıtratında(yaratılışında) vardır.Ve bu zaafı zamanımızda Budist bilhassa Haçlı- Siyonist emperyalistler çok iyi kullanmaktadırlar.Özellikle Yahudi Siyonistler hemen hemen bütün Dünyada faaldirler.Bunun için fetö haininin söylem ve eylemleri gibi menfur amaçlarına ulaşmak için her türlü hile hurda ve çirkefliğe zorbalığa başvurmaktadırlar.-Zaten onun da emperyalistlerin taşeronu olduğu ortaya çıktı.-Günümüzdeki insanlığın yüz karası mahluklar… Dolaysıyle söylem ve eylemlerimizde çok dikkatli olmalı,aklı selimle hareket etmeliyiz.Bu vb.kritik dönemler de her şeyin arkasına düşmemeli anlıyamadıklarımızı,bilemediklerimizi sağ duyulu,tarafsız samimi olan ehillerine danışarak hareket etmeliyiz.
Allah,vatanımızı,devletimizi ve necip milletimizi her türlü tuzak,ihanet ve kötülüklerden ilel ebet (sonsuza dek)korusun ve payidar eylesin!.. Amin…
BeğenDaha fazla ifade göster
Yorum Yap Paylaş.
Yorumlar

