B A ŞL A R K E N ...
Hakikatleri inkâr veya örtbas yolu ile hukûku çiğneyenler, behemehal Hak'ın darbesine uğrarlar.
(Başına gelen kazâ, belâ ve musîbetlerin neden, niçin ve nereden geldiğini anlayabilenlere...)
Taassup, tefehhüm ve tefekkürün hasmı, terakkî ve tekâmülün mâniasıdır.
Olup bitenleri peşin hükümsüz -ön yargısız- ilmî,aklî,objektif olarak kavrayabilecek kapasitede olanlara!..
İfrat,tefrîte giden bir yoldur. Bazı istisnâları olabilir. "İstisnâlar kâideyi bozmaz " derler. (Gözünü karartmış, aşırı muhterislere...)
Fikrî muhâlifler,fiilî müdâvim-i -müteavvin olamazlar.(birbirine zıt fikir ve görüş sahibi olanlar, devamlı, samimi ve sürekli olarak birbirlerine yardımcı olamazlar.) Fikirleri çarpışan kafalara sahip olanların, gerçek mânâda sürekli birbirlerine yardımcı oldukları görülmemiştir; görülmez de.
(Zıt kutupların, muhteris temsilcilerine...)
Eğri oturup doğru konuşmak; aslan yürekli, fazîletli er kişinin işi. Doğru oturup eğri konuşmak ; Selânik yürekli, menfeatperes sünger kişinin işidir.
( Hakkı ve hakîkatleri savunup; dokuz köyden kovulmayı göze alabilen mert kişiler ile, şahsî menfaatlerini perdeleyerek gerçekleri dejenere etmeye çalışan bedbahtlara, bencillere ve bukalemunlara...)
Şuurla ( bilinçle ) kontrol edilmeyen, gerekli inanç ve azimden yoksun hiçbir çalışma ( maddi- manevi ) istenilen hedefe ulaşamaz.
( Hayatta başarılı olmak isteyenlere...)
Siyasetçinin her söz veya eylemi gerçeği yansıtmaz. Siyasetçi gerçekleri değil, gerçekler, siyasetçiyi yönlendirir. Yani zaman, zemin ve olayların akışına göre rota çizemeyen hiçbir siyâsî, dâvâsını başarı ile yürütemez.
İslâm'ın sosyal hayat felsefesi; kaçınılmaz zarurî ihtiyaç halinde meşrû yoldan verileni kabul etmek; kendinden daha zor durumda oalana ise elindekinden yeteri kadar vermektir. ( Başkalarının kulu, kölesi olmak istemeyen ve huzur arayanlara...)
Sevgi, her idealin ruhudur. Onsuz hiçbir gâye, hayat bulmaz. Amacına ulaşmak isteyenlere
Sevmek, sevilmeğe giden bir yoldur. İçli sevgi, ülfet ve ünsiyeti. -İlâhi kaynaklı ise müspet hoşgörüyü,- sahtesi ise, kin ve nefreti doğurur. (Sevmeyi düşünenlere...)
Yaratılanı Yaradan'dan ötürü ancak adalet ve merhamet gereği sevmelidir. Yaratılanı istisnasız ve aşırı sevmek şirke kadar (Yaratıcıya ortak koşma) götürür. Zîra şeytan ve avenesi ve benzerleri de onun yarattıklarıdır. Yaratılan, Yaratıcıya yaklaşımı ve kulluğu nispetinde (oranında, derecesinde) sevilmelidir.Çünkü yaratık,Yaratanına kulluğunca diğer yaratıklara zararsız veya faydalı olabilir.
(Sevginin anlamını kavrayabilenlere...)B A ŞL A R K E N (2)
Halktan önce Hak’a ve hakikate hizmettir; asıl olan.Çünkü Hak,halka değil;halk,Hak’a tâbîdir. Onun lütfuna ve himmetine muhtaçtır. Hak, dilerse halka hizmetin semeresini verir. Öyle ise öncelik Hak’a hizmet olmalıdır.
(Hizmetinin gerçek karşılığını bulmak isteyenlere...)
Hak’ın rızasını amaçlamayan ve Hak’tan güç almayan halk hizmeti, er geç hezimete mahkumdur.
(Ne yaptığını bilmek isteyenlere...)
Nasıl olsa bir gün baş başa kalacak; birbirinizin olacaksınız.Mutlu ve umutlu bir hayat yaşamak istiyorsanız;onun ilmini şimdiden öğreniniz.
(Huzurlu ve başarılı bir hayat sürdürmek isteyenlere...)
Nasıl olsa bir gün bu âlemden göçeceksiniz. İnansanız da inanmasanız da bambaşka bir âlemde olacaksınız. O hayâtı,zillet ve buhran içinde geçirmek istemiyor ve sonsuz bir saâdete nâil olmak istiyorsanız;onun da ilmini iş işten geçmeden öğreniniz ve uygulayınız.
(Hayatın bu fani ömürden ibaret olmadığını anlayabilecek durumda olanlara...)
Bilgi ve hüneriniz varsa çıkarsınız Ay'a. Yoksa kalırsınız yaya. Onunla da kalmaz. Her iki alemde de vakit geçirirsiniz; zilleti doya,doya. Varsa birazcık aklınız,zamanınızı değerlendirirsiniz; ilim deryasına dala dala. İşte o zaman savrulursunuz; ya sağa, ya sola. Dileriz. Durağınız sağda ola.
(Yaradan'ına yalvarıp; izin alabilenlere...)
Çalışıp almalısın; insanlığın duâsını,
Almamalısın; zayıfın, mazlumun âhını,
Yapmalısın; amelin,ibadetin hasını,
Kazanmalısın;Yaratıcının(Allah) rızâsını.
Yapmamalısın; Yaradan’a ortak başkasını,
Bırakmalısın; şeytan ve avenesini safsatasını,
Öğrenip öğretmelisin; ilmin, bilimin âlâsını,
Sunmalısın;fakire, garibe, çaresiz yolcuya tasını
Bunu yapabilen göstermiştir; dehâsını,
Yaratandan başkası biçemez; pahasını
Öyle ise memnun etmiştir; üstünü astını,
Elbette sürecektir;hak ettiği sefâsını.
Yazar, belirtilmemiştir; bu sitede,
İstenmemiştir gösteriş için birileri methede,
Beklenmemiştir; bir şey Hak rızasından ötede;
Düşünülmüştür; belki girer, fitne fesat sepete.
Sayfa Başı

