REÇETELER

Sizin oyunuz: Hiçbiri
0
Henüz Oy Kullanılmamış

1- Ruhlarını bencillik kaplamış;vicdanları cehaletle köreltilmiş;birey ve toplumlara ilim ve
hikmetle bezenmiş;İlahiyata açılan bir ruhiyat,Hak ve hakkaniyete dayalı bir muhasebe gücüne ulaşmış vicdaniyet kazandırılmalıdır.Böyle bir kazanımdan yoksun olanlara,istediği niz nitelik ve nicelikteki kanun ve nizamı uygulayın yine de olumlu sonuç alamazsınız.Nefsin ve şeytanın esaretinden kurtaramazsınız.Sürekli huzur,barış,nizam ve intizamı sağlayamazsınız.

Bunun tek reçetesi,yaratılanların(yeryüzünde insanoğlunun) Allah'ın tek ve gerçek i-
pine -hiçbir tasnif ve tahrife uğramamış Kur'an-ı Kerime-içtenlikle ve azami dikkatle sarılma-
sıdır.Yoksa zamana uydurularak tahrif edilmiş;sözde ahlak ve ilahiyat manzumeleri -Tevrat,
İncil v.b.-bültenleri,yaratık dökümanları ve bunlara saplanarak bölük,pörçük olmuş inanç gurupları,-felsefi tasavvufi olaylar veya şahsiyetleri (yaratıcının son elçisi Hz. Muhammet ha-riç) efsaneleştirerek,tabulaştırılarak birbirleri ile tenakuza düşmüş inanç sistemleri, kaynağın-
dan ve amacından saptırılmış mezhepsel zıtlıklar ile asla sağlanamaz...

2-İlim,bilim ve fennin verilerini,olgularını inançları ile bağdaştırıp;teknolojik hamleler(atılımlar) yapamayan,yapmayı sürdüremeyen ve aynı zaman da Yaratıcıya(Allah)tam teslimiyeti yaşayamayan toplumlar, her zaman ve zeminde(yer) hüsrandadırlar.Asla huzurlu ve uzun ömürlü olamazlar.
3-İslamiyet:itikat ,ibadet ve ahlak sütunları üzerine kurulmuş;bir bina, tasavvuf ayağı eklenince
derin zemine çakılmış çelik gövdelerle tahkim edilmiş;muntazam ve muazzam bir yapıdır.Hiçbir etki ve
tepki kıyamete kadar onu sarsamaz,yıkamaz.Çünkü gerçek sahibi Yüce Allah,harcı ve malzemesi ise
Yaratıcının bizatihi ilelebet koruyacağını vaat ettiği ve yarattıklarına (ins ve cin’e) son ilahi armağanı o-
lan Kur’an-ı Kerim dir.

Uyanık, bilgili, hidayete kavuşmuş; şuurlu,şiarlı,halis imanlı ve üç ya da dört sütunun gerçekten muhtevasına kamil Müslümanlar, devre mülk sahibi olabilirler.İki sütunla yetinenler,figüran,tek sütun üzerinde gösteriş yapanlar,ancak seyircidirler.
Hele,hele gerçek bir sütuna sahip olamamış;derme çatma değnek veya çubuklar üzerinde boy gösterenlerin,en son kanun ve fermandan habersiz olan gafillerin,yahutta eski ve eksik köhne düzenleme-lere saplanıp kalan sapıkların(bütün gayri Müslimler) vay hallerine!!!

Ey insanoglu gerçekten kendini seviyorsan ve gerçek aklı selim sahibi isen,o görkemli yapıda bir devre mülk sahibi olamazsan bile hiç olmazsa gölgesine sığınmaya çalış.Çalış ki belki o müthiş can alıcı ortamda(sıcak ateş) erimekten korunup;kurtuluşa erebilirsin.
Haydi,Haydi,Haydi gayret et.Kaçırma saadet bineğini !

4-Terör:Bir çeşit mafya,çete ve eşkıya guruplarının,menfeat şebekelerinin,zorba devletlerin (gerçekten vatan –millet müdafaası için oluşturulanlar hariç) içinde bulunduğu toplumun hepsine açık olmayan sadece belirli bir kesimin çıkarlarını gayri insani olarak gözetmesi ve savunması. Kendi devlet, toplum veya birlik menfeatlerini diğerlerinin aleyhine geleneksel yada evrensel hukuk ve ahlak dışı kışkırtıcı söz ve dehşetengiz eylemlerle sindirmeye çalışmasıdır.
5-İlham ve isnadı,Hak ve hakikat aşinalığı olmayanhukukçular,şu veya bu şekilde yaşadığı ortamın zihni
ilintilerinin etkisi ile tarafgirlikten kurtulamazlar.Dolaysıyle mutlak adaleti de sağlıyamazlar.
Bu tiplerin ürünü olan hukuk sistemleri de objektif olamaz.
6- İlim tekrara,îman telkine muhtaçtır.İlim tekrarla,îman telkinle beslenir.Tekrar edilmeyenilim,unutulmaya;
telkin almayan îman zayıflamaya (sönmeye)mahkumdur.
7- Askerler çarpışarak (becerebilenler) kahramanlaşır, fikirler çarpışarak (şiddete dönüşmedikçe) olgunlaşırlar.